13 Eylül 2012 Perşembe

Intouchables - Can Dostum



Henüz izlemediniz mi?

Herkesin hayatta izleyip etkilendiği filmler vardır, hatta radikal "kararlar" aldırır bazı filmler. Beklersiniz filmin bitişinde, siyah ekran çıkar ve kardeşiniz dürter sizi "Hadi bitti!"  Benimde bu filmi izledikten sonra aldığım radikal kararlar var. Dostluk gibi.... Dostluğu seçtim blogger ve dostlukta, insanlıkta paranın malın ve mülkün önemi olmadığını çoktan beri bildiğim halde, dostluğa böyle değer biçen insanları hayatımdan çıkararak. Dostluğu seçtim ve inanır mısın o dönemde etrafımda olan her şey o yolu seçmem için seferber oldu... Araba bile çalışmadı yola çıktığımda, beynim uyudu... gözlerim kapandı yataktan kalkmak istemedi...


EN mutsuz günlerinde yanında olursunuz, bir mezar başında güçsüz durduğunda bırakırsınız size dayansın, her şeyi onunla paylaşır, en büyük sırları ona verirsiniz, onunla ağlar onunla güler, ona güvenirsiniz. Ama güvendiğiniz dağlara karlar yağar... Bunu bu şekilde yaşayan sadece siz varsınızdır. Size inanmamış, size "yalancı" demiş, sizi hiç saymamıştır. "İnsan" yerine koymamıştır. Sizinle hiçbir şeyini paylaşmamıştır. Ama bunları hiç anlamaz, kalbinizi kandırırsınız. Tabiki yapılan iyilikler karşılık için yapılmaz, ömürlük dosta başka nasıl davranılır ki? Sadece anlarsınız sadece siz dostsunuz, diğeri düşman. Arkadan kuyular kazar, giderken üzülmez bile, siz sadece el sallarsınız. "Geç kalınmış bir veda.." olarak arşivlere geçer.

Can dostum filmi... Zengin engeli bir adamla, zenci, sorunlu ve sabıkalı bir adamın ilişkisi.

Dost dediğiniz eksikliğinizi tamamlayan kişi olmalı... Ayağı olmayan bir kişinin bastonu olmak gibi. Çünkü kimse mükemmel değil. Olamaz, öyle bir şans yok, eğer olsaydık şu an plazalarda çalışmak yerine bir dönüm arsa almış içinde hayvanlar bitkiler ve gerçek insanüstü kişilerle hayatı tartışıyor olurduk. Dolunayda meditasyon yapar, biriktirilen paralarla löseve bağışta bulunur, kurban kestiğimiz hayvanları 5 senedir et yemeğe hasret bebelerle paylaşırdık. Mükemmel olsak..

Ama gün içinde iyi birer insan olmamız için Allah hep bir kapı aralar, hak yediğinizde bitersiniz. Yalan iftiradan hele gerçekten Allah korusun... Çünkü pişersiniz ateşte. Yürek ateşi gibisi yoktur, vicdanın kanaması gibi yoktur, Allah beni affetsinler işe yarar mı bilemem karşındaki yürek acıdan cenin kıvamı yatağında ağlıyorken senin özrün ne kadar değerli olur ki?

Dostum... Kalbim kırıldı. Benim ahım hiç yoktur bu hayatta sadece havale edişlerim var hüzünle. "Ben bilmem Allahım sen bilirsin.." derim, "İyilik ver.." derim... Her hakkımı da helal etmişimdir gönlümden. Havada gezinmiyor haklarım. Arkadan konuştuğuma gülücük atmam. O yüzden ufak bir veda sana. Sana verdiğim değere, hakkını helal et deyişim.



Peki hayat sanatı nedir? Mesela bu resim sana ne anlatıyor?

Yaşam = Kan
Hayat = Beyaz sayfa

Sen 30bin euro verirken bir resme... gerisi yok. Fill the blanks..

Can dostum, elveda...



Hiç yorum yok: