****Fotoğraf Alıntıdır.
Mesafeler arttıkça benliğim tükürdü suratıma inceden, yağmur sandım. Sanrılarla doğduğum evimin penceresinden kafamı çıkarttım ve martılar benim için çığlıklarını sürdürdü. Ne demek istediklerini hiç anlamadım. Bunca sene...
İki kalp arasına düz bir çizgi çekip bana dümdüz yürümemi söylediler hep, aşk sarhoşu nasıl yürünür ki dümdüz? şimdi farkettim ki ayık olsam bile yürümeyi beceremiyorum. Belki de ben emekleme sekmesinden yürüme aşamasına daha geçemedim. İnsanlara nasıl gözüktüğümü bilmiyorum ama bir de benim gözümle kendilerini görmelerini çok isterdim. Sustuğum her salisede neler neler düşündüğümü bilebilirler mi? Suskunluğumun ne kadar korkunç bir şey olduğunu hatta susarsam konuşturulmam gerektiğini farkındalar mı acaba?
İğrenç olaylar dönüyor çevremde, ne yana dönsem iğrenç insanlık saçmalıkları. İçimde inşa ettiğim kalemde mutluydum diyorum ben ne zaman kafamı bir çıkartıp baksam, koşarak içine sığınasım geliyor gene. Ne kaybeder ki bu dünya binlerce düşüncesi olan bir kişiyi kaybetse. Var ama görünmez olan benliğimin içine sızmadan yaşasa dünya bensiz dönse ne farkeder... Tabiki hiç. Dönesim var kaleme. Büyütmek istemediğim bir kaç kelime içimde 9 aylık oldu doğdu doğacak. Hissediyorum sancılar başlıyor. Yatırılacağım beyaz sedye dünya üzerinde değil sanki, yerçekimsiz bir ücra köşede evrende.
Bazen aklım almıyor... Bu hayatta her şey çaba gerektiriyor. Yaşamak için didinip duruyoruz. Para kazanmak için, kendimizi geliştirmek için paramparça ediyoruz kendimizi. Ama aşk ve mutluluk? Bunlar içinde çaba harcamak bana çok saçma geliyor. Aklım almıyor. Onlar olmalı, spontane gelişmeli, meşk etmeli... Ama ne zaman uyumak isteseniz uyandırmak için sizi sarsıyorlar. "Hey uyuma seni gerizekalı'!"
Mutluluk için uğraşılmaz, ya mutlusundur ya mutsuz. Ya aşıksındır ya aşksız.
Kelimeler bile kaçıyor beynimden bugün, düşüncelerim benim değilmiş gibi. Burada oturup bu cümleleri yazan ben miyim? Belki de yazdığımı sanıyorum, sanrı bu belki de. Ama düşüncelerim var kaçsalarda arkalarından onları görebiliyorum. Düşüncelerim ve ben. Beynimi yiyip tükürmeliydim seneler önce. Akıl edip kalemden başımı dışarı çıkartmazdım böylece.

9 yorum:
durrrr, yapmaaaa, bakkkk, hayat çok güzellll, inan banaaa!!!
:))))) inanmıyorummmmmm
tamam o zaman, ey kafanı önüne, git bari, güle güle!!!
İçiMi dökmüşsün:)
işte hayat bu, en az hasarla bitmesini bekliyoruz ve sen de susanlardansın, belki de en az hasar bundadır...
Bu günlerdeki beni anlatmışsın..
ah... özgür ruhuna yıldız kaçmış senin.
kalbin kamaşmış. sana verilen ''siyahın'' değerini bil, onunla çok özgürlük bulucaksın. kelepçelerinin, mesafelerinin değerini bil. yoksa özgürlük karşına çıktıgında, onu da ırak sanarsın.
yüreğine sağlık.
teşekkürler herkese :))
teşekkürler herkese :))
Yorum Gönder