1 Temmuz 2012 Pazar

Merhaba Pazar oldum. N'oldum, N'oldum.



Sabah 8:30.. Açıldı gözler. Uyu diyorum kendime.... Yok anacım kalk diyor illa, kalktık nitekim. Ben, bendeki ben ve benimki. Saldırdım telefona, dostlara mesajlar.

"Benimle mükemmel bir kahvaltıya ne dersin?" tadında.. Şükür o saatlerde kalkan bir dostum beni gelip evden aldı. Tanrımmmm saat 9 gibi leziz bir kahvaltı ettik. Tiril tiril elbiseler uçuşuyorrrr, gelsin domatesler, gitsin menemenler falan :)

Neyse en sevdiğim anlar bundan sonra başlıyor. Cennetime ayak bastığımda. Aşağıdan fotoğrasına ulaşabilirsiniz.



Kendini kaybeder mi insan, kitapların arasında 2- 3 saat nasıl geçirebiliyorum ben... Onu da alıcam, bunu da okumalıyım.. Aaaa bu süper nan bunu alıcaktım ben zatii.. En son arkadaşım kollarımdan dışarı sürüklüyordu beni. İşte öyle. Kendi evim olduğunda bir odası bu şekilde sırf kütüphane olsa orada yatsam, kalksam, mumlar, kitaplar.. Kitap candır. Candır ya.

Neyse 2 kitap aldım merak etmeyin. Bir tanesi ilk sayfayı açtığımda gördüğüm cümle yüzünden. Buyrun aşağıdadır. Diğer kitabı okurken anlatacağım. Hee bu arada aslında bu aralar "Katya'nın yazını" okuyorum ama kitabu cuma günü ofiste unuttum. Peri mi o nedir? Var bir şey. Ay çok güzel bir roman oda bak gene gitti aklım. Neyse.


Sonra çıktık cennetten bir kahve içelim dedik, 2-3 sayfada okuruz hem. Süper keyif..

Kitabı Uğurcan Ataoğlu ve Selin Akıncı yazmış. Ne yalan söylesem ben bu kişileri tanımıyorum. Dolayısı ile eve gelir gelmez biraz araştırdım. Uğurcan Bey bir kreatif direktörmüş. Reklamcı.. Oradan bir ortak yön bulduk. Sonrasında öğrendim ki sevdiğim yazar Elif Şafak'ın İskender ve Şemspare kitaplarının kapak tasarımlarını o yapmış. Gerçekten Şemspare'nin kapağı çok hoşuma gitmişti. Zaten şemsiyeler ve balonlar ile ilgili zaafım var. Üstüne kapak modeli. Ekşisözlük der ki "Lokum gibi adam." Ordu'lu kendisi. Ayrıca Orduspor başkanımıymış neymiş.

Selin Akıncı'ya gelince gerçekten bir şey bulamadım sadece aşağıdaki resim. Kitapları varmış bu insanlar da ben neden bilememişim. 100 soru 100 cevap Uğurcan Ataoğlu'nun çizimleri ile cevaplandırılmış. Bilemiicemm. Şu an kitabın yarısındayım. Ama tam reklamcı kafası ile yazılmış diyebilirim. Bir kere kitabın arka kapağında sadece şu cümle yazıyor. " Not: Bu kitapta yazılanlar tamamen hayal ürünü olur, gerçekle hiçbir ilgisi yoktur." Etkiledi şahsen beni ama biliyorum bu ayakları aldım mı kitabı, aldım. Bir kere hepsi hayal ürünü değil işte Ordulusun hocam.. :) Her neyse kitabı açtım okumaya başladım. O "boşluk" ne yapsan olmayan, hep hissedilen eksikliğin "Biraz sessizlik istiyorum." chapter'ında buldum. Bob iyi biri, bu akşama kadar onu okuyup bitirmeyi düşünüyorum. BoB reading hatta. Kitabın sol sayfaları boş, bu da "benim kanımca" bilirsiniz dergilerde reklamlar hep sağ tarafta olur. İlgiyi çekmece. Büyün puntolar ve daktilo yazısı.. Yarım saatte kitabın yarısına geldim zaten. Toplam 33 Chapter'dan oluşuyor. Ve kitabın arkasında bir fotoğraf albümü var. Velhasıl daha kitabı bitirmeden sevdim. Süper bir yaratım. Alametifarika'ya ve Bob ekibine teşekkür edelim.


Okey gitmem gerek. Şu kitabı bitirip yorumları paylaşırım. See You canlar.

Işık ile.


1 yorum:

Adsız dedi ki...

Sayın blog kullanıcısı sitenizdeki paylaşımlarınız çok begendik Ofis ekibi olarak başarılarınızın devamını dileriz.